Son Dakika: BU İDDİA ÇOK KONUŞULUR !
HaberlerYazarlarAlbümAnketlerÜye KayıtÜye GirişEvlilikSeri İlanlarHostingWeb Tasarımİletişim
Online Ziyaretçi: kişi




KORKMAYIN ! BAYKAL YİNE BAŞKAN OLACAK !

Yine hevesim kursağımda kaldı. Tam hazırlanmışım; aklım sıra Başbakan’a diyeceğim ki, “Marka yönetiminde ve siyasi iletişimde lider, takipçi veya taklitçiyi kaale almaz (görmezden gelir). Tersini yaparsanız karşı tarafa yarar. Baykal’a böyle saldırmakla Baykal’ın CHP başkanı olarak yerini sağlamlaştırırsınız! Bunu mu istiyorsunuz?”

Tam böyle diyeceğim ki, Mehmet Barlas çarşamba günü benim yelkenimden bütün rüzgârı alıverdi. Yazısının başlığı şuydu: “Ebedi Şef - Milli Şef - Tüzük Şef”

Özetle diyordu ki: “Deniz Baykal ve yönetimi CHP’yi 2003 yılında devreye sokturduğu öyle tüzükle yönetiyorlar ki, başka bir Şef’in işbaşına geçmesi, ya da onun istemediği kadroların yönetime gelmeleri olanaksız... O nedenle Baykal’ın görevinde kalabilmesi için tutup Başbakan’ın ona saldırmasına gerek yok. Bu tüzükle onu görevden zaten hiçbir güç indiremez.”

Bir de tabii Doç. Dr. Örsan Öymen’in delegelere gönderdiği bir mektup var. Öymen diyor ki:

“Deniz Baykal’ın liderliğindeki CHP yönetimi ne yazık ki, güçlü bir CHP yaratmak yerine, partinin sürekli muhalefette kalmasına neden olmuş, mevcut yönetim bugüne kadar girdiği hiçbir genel ve yerel seçimi kazanamamış, girmiş olduğu yedi seçimi de kaybetmiş, buna rağmen herhangi bir yönetim değişikliğine de gitmemiştir. Acaba dünyada, en azından gelişmiş demokrasilerde, girdiği bütün seçimleri kaybettiği halde yönetim değişikliğine direnen başka bir parti yönetimi var mıdır?...

Mevcut yönetim, partinin iktidar olamama sorununu çözmeden, Türkiye’nin sorunlarını nasıl çözecektir? Ömür boyu muhalefette kalarak ve sadece konuşarak mı Türkiye’nin sorunlarını çözecektir? Gerçek şudur ki, şu anda CHP içindeki yönetim sorunu, aynı zamanda Türkiye’nin sorunudur. Eğer biz CHP için ve Türkiye için siyaset yapıyorsak, bağlılığımız feodal bir zihniyetle, kişilere ve yönetimlere değil, Mustafa Kemal Atatürk’ün iki büyük eserim dediği, Cumhuriyet Halk Partisi’ne ve Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik bir bağlılık olmalıdır. Eğer partiyi yönetenlere kişisel bir bağlılık ve sadakat, CHP’nin ve Türkiye’nin aleyhine sonuçlar doğurmaya başlamışsa, mevcut Genel Başkan’ın ve yönetimin değişmesinin yolunu açmak dışında bir seçenek kalmamış demektir. Bu çerçevede, hem CHP’nin hem de Türkiye’nin önünün açılması konusunda, CHP Kurultay delegelerinin, tarihi önemde bir sorumlulukları bulunmaktadır...”

Görüldüğü kadarıyla Öymen’in Haluk Koç’a destek isteyen bu mektubu fazla bir işe yaramayacak... Nedeni, Mehmet Barlas’ın internetten indirebileceğiniz yazısında ve tarihi gerçeklerin içinde saklı...

Evet AK Partililer... Müsterih olunuz. Endişeye ve taşkınlığa mahal yok. Korkmayın, CHP gelecek seçimlere yine Baykal ve Triumvirası (üçlüsü) ile girecek... Bugüne kadar girdiği her seçimi kaybetmiş olan Sayın Baykal’ı yıpratmaya kalkarak güçlendirmeye çalışma stratejisine gerek yok. Baykal’ı Baykal’ın dışında kimseler deviremez... Siz işinize bakın...

Çarpıcı açıklama yetmez

Popüler kültürün sınırları içinde oynadığınızda ‘tarihe geçmek’ amma kolaydır... Biraz şöhretiniz varsa, üstüne herkesi konuşturacak bir açıklama koyun... Bir şekilde tarihe geçmenize kimse engel olamaz...

“Türklerin yüzde 60’ı aptaldır!”... Aziz Nesin...

“Profesörlere ‘Gel şu bayrağın ucundan tut’ desek, ‘Kaç para?’ diye sorarlar!..” Kenan Evren...

“Doktorlara iğne olmayın, felç kalırsınız!” Başbakan Tayyip Erdoğan...

“Füzelerle savaş kazanabilirsiniz, ama füzelerin üzerine oturamazsınız!..” Deniz Baykal...

“Sekiz yıl Özal’a verdiniz, onun iki yılını ananıza verin, o zaman Türkiye şahlanır!..” Tansu Çiller...

“Sağcı kadınlar solcu kadınlardan daha güzeldir!”... Silvio Berlusconi...

“Türk erkeklerinin %60’ı gizli gay’dir!..” Semra Yıldız...

Bu sonuncusu tabii ki pek bir hoş... Aziz Nesin’in tespitindeki oranla Semra Yıldız’ın tespitindeki oranın aynı olması da hayli şaşırtıcı...

Şaşırtıcı olan bir şey daha var: Gay’lerin, kendileriyle ilgili en küçük olumsuzlamaya tahammül edemezken, Semra Yıldız’ın ciddi bir aşağılama gibi ortaya attığı tespit karşısında bugüne kadar sessiz kalmaları...

En doğru yorumu galiba Cengiz Semercioğlu yapmış. “Semra Hanım kendi dünyasından bakıyor ve gerçekten yaşadığı dünyada verdiği oran azdır bile!..”

Bu da bir tür publicty (medyada görünürlük) oyunu denebilir...

İtibar ve iletişim değeri yaratmak için sadece publicity yetse, mesele yok... Ama yetmiyor işte...

Ali Saydam / AKŞAM

Reklam Alanı

http://www.izmirkizlari.com/
http://www.minamerve.com.com/
http://www.mutluyuva.com/
http://www.annemevlenecek.com/
http://www.babamevlenecek.com/
http://www.russianturksingles.com/
http://www.doktorundunyasi.com/
http://www.alevidunyasi.com/
http://www.tabirci.com/
http://www.academysingles.net/
http://www.birliktetatil.com/
http://www.turkabdgirisimcisi.com/
http://www.bigudibar.com/
http://www.isbul.tv/
http://www.zenginhatun.com/
http://www.denizgezmis.name.tr/
http://www.muhsinyazicioglu.name.tr/
http://www.sehitlerolmez.com/
http://www.dogalklinik.com/
http://www.engellilerevleniyor.com/
http://www.ankaradaizdivac.com/

Bu haber 26/04/2008 tarihinde eklenmiştir.

Bu haberi paylaşın

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

 



Yazarlar